Reklamı Geç
  • Reklam
TORİD’DE YENİDEN GÖKSEL KORKMAZ DÖNEMİ

TORİD’DE YENİDEN GÖKSEL KORKMAZ DÖNEMİ

2019 yılının ilk günlerinde Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TORİD) Başkanı Göksel KORKMAZ ile TORİD’in Olağan Genel Kurulu’nda bir araya geldik. Genel Kurul’da Yeni Yönetim Kurulu ile tekrar Başkan seçilen Göksel Korkmaz ile 2018 yılına ilişkin değerlendirmelerinden bugünkü mevcut duruma, yapılması gerekenlerden 2019 yılı öngörülerine birçok konuyu konuştuk. Başkan çok önemli değerlendirmeler ve tespitlerde bulundu.

01 Mart 2019 - 14:30

Sayın Başkan, Ocak ayı içerisinde Genel Kurulunuzu gerçekleştirdiniz ve siz ve yeni yönetim kadronuz oy birliği ile seçildiniz. Siz, yönetiminiz, sektörümüz ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu konuya ilişkin düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?  

Ocak ayında 18. Genel Kurulumuzu yaptık. Yeni Yönetim Kurulu Üyeleri listemiz seçildi. Önümüzdeki günlerde Yönetim Kurulumuz ilk toplantısını yaparak görev dağılımını yapacak. Sektörümüz ve Ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kurulduğu günden bugüne emeği geçen tüm Başkan, Yönetici ve Üyelere teşekkür ediyorum. Ahirete intikal edenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Bildiğiniz gibi TORİD Derneği 1993 yılında tomruk ithalatçıları tarafından kurulmuş köklü bir dernektir. Bakanlar Kurulu kararı ile isminin önüne Türkiye kelimesi eklenmiştir. Bir süre Türkiye Orman Ürünleri İthalatçıları Derneği olarak faaliyet gösterdi. Sonradan sektörü daha kapsayıcı olması düşünülerek derneğimizin adını “Türkiye Orman Ürünleri Sanayici ve İş Adamları Derneği” olarak değiştirdik.

Kuruluşundan bu yana sektörümüz ile kamu kurumları arasında iletişimi sağlamak, mevzuat, yönetmelik, ithalat ve ihracatta yaşanan problemleri gidermek konusunda aktif rol almıştır. Yurtdışı gezileri ile üyelerimize sektörümüzle ilgili dünyadaki gelişmeleri takip etme, yeni iş birlikleri sağlama imkânı sunmuştur.

Geçtiğimiz dönemde (2017-2018) Torid olarak faaliyetlerinizi ve ahşap sektörünün durumunu değerlendirdiğinizde neler söylersiniz ?

Geçtiğimiz 2 yıl içindeki faaliyetlerimizin başında gelen konu Sivil Toplum Örgütleri-Üniversite- Kamu Kurumları arasında diyalogu ve işbirliğini güçlendirmek oldu.

Sektörümüzün zayıf olduğu; standartlar, sertifikasyon konularını güçlendirip uluslararası kabul gören seviyelere çıkartılabilmesi ve bu vesile ile ihracat kapılarının sektörümüze açılması için çalışmalar başlattık.

Bu çerçevede, yaklaşık 40 civarında yabancı ve yerli uzman ve akademisyenin katıldığı İstanbul’da 10-13 Eylül 2018 tarihlerinde ISO TC 165 Uluslararası Ahşap Yapı Standartları Komitesi çalıştayına TSE ile işbirliği yaparak ev sahipliği yaptık.

‘’Uluslararası Ahşap Yapılar’’ sempozyumu düzenledik.”

Bu çalıştayın sonunda 14 Eylül 2018 günü Boğaziçi Üniversitesinde  İnşaat Fakültesinin ev sahipliğinde  yine yerli ve yabancı uzman ve akademisyenin konuşmacı olarak katıldıkları  geniş katılımlı  ‘’Uluslararası Ahşap Yapılar’’ sempozyumu düzenledik.

“Fakültelerimizde yapı malzemesi olarak ahşap dersleri yok denecek kadar azdır.”

Yine bu dönemde değişik üniversitelerimizin (Yaşar Üni., Yıldız Teknik Üni., Zaim Üni., ODTÜ, MEF Üni., Boğaziçi Üni. ) mimarlık ve inşaat fakültelerinde  ‘’Modern Ahşap Yapılar ‘’ konulu sunumlar yaptık. Amacımız geleceğin mimarları ve inşaat mühendislerini dünyada her gün sayısı artmakta olan modern ahşap yapılardan haberdar etmektir. Bildiğiniz gibi bu fakültelerimizde yapı malzemesi olarak ahşap dersleri yok denecek kadar azdır.

Biz dernek olarak Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Fakültesinde yabancı bir öğretim üyesinin Yapısal Ahşap tasarım dersi vermesine önayak olarak ilk adımı attık. Çok faydalı olacağına inanıyoruz.

Bu konudaki eksikliğin giderilmesi için teklifimiz şudur: Orman Endüstri Mühendisliği Fakültelerindeki değerli hocalarımızın İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Fakültelerinde ders vermeleridir. Üniversitelerin ve YÖK’ün girişimde bulunmalarını bekliyoruz.

Bildiğiniz gibi ülkemizde inşaat sektörü hızla büyürken yenilenebilir ve doğal bir yapı malzemesi olan masif ahşap kullanımı giderek azaldı ve sesi kısıldı. Kullanım sadece dekor amaçlı kullanım seviyesine indi. Yapısal olarak ahşap kullanımı neredeyse yok denecek kadar az. Yıllık iğne yapraklı kereste tüketimi ülkemizde kişi başına yıllık 0.070m3.Diğer bir deyişle kişi başına tüketimimiz yıllık 70 desimetreküp.

“Daha fazla ahşap kullanımı hükümetlerce de teşvik edilmektedir.”

Batı ülkelerinde bu rakamlar 15-20 kat daha fazladır ve her geçen yıl artmaktadır. Daha fazla ahşap kullanımı hükümetlerce de teşvik edilmektedir.

“Ekonomik kalkınmada stratejik rol oynayacağına inanıyoruz.”

Yer altı kaynakları sınırlı olan ülkemizde yerüstü kaynağı olarak yenilenebilir ve doğal ürün olan orman ürünü ahşabın kullanımının artırılması ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasında stratejik rol oynayacağına inanıyoruz ve bu istikamette çalışmalar yapmaya başladık.

Bildiğiniz gibi sektörümüzde yerli ahşap türlerinin yanında ithal türler de kullanılmaktadır. Miktarlar fiyatlara ve döviz kurlarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

“Bu, Ormanların sahibi olan OGM’nin görevi olmalıdır.”

Sektörümüzün ana hedefi şu olmalı: katma değerli ürün üretip ülkemiz ekonomisine ve istihdama ciddi katkı sağlamak. Bunu yaparken öncelik tabi ki yerli hammaddede olmalı. Yetmediği veya yeterli kalitenin sağlanamadığı noktada ithal ürünler devreye girmeli. Çevre ülkelerde hammadde sıkıntısı yok.  Sanayiciye ihtiyaç duyduğu hammaddeyi yeterli miktarda ve kalitede, dünya fiyatlarından kopuk olmamak kaydıyla koruma /kullanma dengesini gözeterek istikrarlı şekilde sunmak ormanların sahibi olan OGM’nin görevi olmalıdır.

Bunun için makro politikaların oluşturulması ve asgari 50 yıllık stratejik planlamaların yapılması gerekiyor. Bunun yapılabilmesi için Ahşap kullanan tüm işkollarını içine alan geniş ve kapsayıcı ‘’Sektör Analiz Raporları ‘’ çalışmaları yapılmalı. İç ve dış pazarlardaki trendler, kullanım alışkanlıkları vb. yakın takibe alınmalıdır.

“Bu sektör kadar kaç kişiyi istihdam ediyor?”

Bir çırpıda aklımıza gelen birkaç temel soruyla ilerleyebiliriz:

Bu sektör en ufak atölyesinden en büyük fabrikasına kadar kaç kişiyi istihdam ediyor? Ekonomik büyüklüğü nedir? Millî Gelire katkısı ne orandadır? vb.

Odun ve Odun dışı Orman Ürünlerine dayalı kırsal kalkınma hedeflerine ulaşmada başarı nasıl sağlanabilir? Sosyolojik perspektiften bakıldığında kırsal bölgelerden kentlere olan göçü tersine çevirmekte faydası ne oranda olur vb…

“Dünya ticaretindeki payımız maalesef %1’in üzerinde değil.”

Orman ürünleri genel anlamda hem odun hem de odun dışı ürünleri kapsıyor. Ayrıca bir miktar tarımla iç içe giriyor. Bu bağlamda hem tarım hem de ormanın aynı bakanlığa bağlanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hem Odun hem de Odun dışı Orman Ürünleri konusunda dünya ticaretindeki payımız maalesef %1’in üzerinde değil. Katma değerli ürünleri üretmek bir tarafa, hammadde veya yarı mamul üretimi ve satışı konusunda da kat etmemiz gereken çok yol var.

‘’Uyuyan Dev ‘’in uyandırılması gerekiyor.”

Bölgesel ölçekte kırsal kalkınmanın, makro ölçekte ülke kalkınmasının sıçrama yapabilmesi için ‘’Uyuyan Dev ‘’ olarak tanımlayabileceğimiz Orman ürünleri sektörünün uyandırılması gerekiyor.

Tıbbi, kozmetik ve gıda ile ilgili bitkiler konusunda çok zengin olan ülkemizin dünya ticaretindeki payı maalesef  %0.5 oranındadır.

Bu atılımı yapabilmemiz için çok cepheli ve uzun dönemli çalışma ve mücadele gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığının tek Bakanlık olması avantajını kullanarak dünyadaki uygulamalarını inceleyip hem Tarım hem de Orman ürünleri konusunda ortak strateji belirleyip ülkemizde bunu hayata geçirmeye çalışabiliriz.

Gerçek üreticinin finansman ve satış problemi yaşamadan, emeğinin karşılığını alabileceği ve refahının artışını göreceği şartları sağlayacak kurumlar ve birimler kurulmalıdır:

Kooperatif Bankacılığı, Kadın Kooperatifleri, Üniversite ve Teknik Okullar destekli Üretim, Tanıtım, Satış, İhracat merkezleri vb…

“Bu projeye sahip çıkacak ve destek verecek bir kamu kurumu bulamadık.”

Tekrar yapısal ahşap konusuna dönecek olursak; CLT, Lamine Kiriş ve Modern Ahşap Yapı Sistemlerinin kullanıldığı örnek ve fonksyonel bir ahşap bina kurma projeniz vardı. Bu konuda hangi noktadasınız?

Bu konu maalesef imkânlarımızın kısıtlı olması sebebiyle hala proje aşamasında. Kamu ve sektörümüz yararına olmasını düşündüğümüz bu projenin gerçekleşebilmesi için en başında da söylediğimiz gibi bir kamu kurumunun arsasına vatandaşa açık ve fonksiyonel bir yapı (kültür merkezi, seminer salonu, sergi sarayı vb…) tesis etmek gerekir. Henüz bu projeye sahip çıkacak ve destek verecek bir kamu kurumu bulamadık maalesef. Biz dernek olarak proje ve kısmi ahşap ürün hibe desteği verebiliriz üyelerimiz uygun görürse.

Bu alanda başka somut bir örnek olarak Elâzığ’ın Akçakiraz beldesinde ahşap bir ilkokul projesine hibe ahşap desteği verme sözü aldık üyelerimizden. Mimari ve statik proje ve gereken diğer destekleri belediye, üniversite öğrenci kulübü, özel şirketler ve STK’lar sağlayacak ve imece usulü yapılacak.

İşin bir başka önemli ayağı ise doğru vasıflardaki ahşabın doğru şekilde terbiye edilerek (kurutma, emprenye, ısıl işlem, ahşap yüzey koruyucu vb.) doğru yerde kullanılmasıdır.

Sektör olarak ciddi avantajlara sahibiz:

Deprem kuşağındaki ülkemizde depreme dayanıklı yapı malzemesi olarak ahşap,

Kültür ve Medeniyetimizde geniş yer tutmuş olan ve yüzyıllardır ayakta durmakta olan ahşap yapılar,

Sağlıklı ve nefes alan yapılar yapma imkânı olan ahşap,

Karbon tutucu özelliği ile iklim değişikliğine olumlu katkı veren ahşap,

Hem üretimi hem yapı olarak kullanımı esnasında enerji verimliliği sağlayan ahşap,

Yerli ve milli, yenilenebilir doğal yapı malzemesi olarak istihdam katsayısı yüksek ahşap,

“Ajandamız çok dolu ancak yapabileceklerimiz imkânlarımızla sınırlı.”

Torid olarak 2019 yılı için faaliyet programınızda neler var? Sektöre ve üyelerinize mesajlarınız nelerdir?

Ajandamız çok dolu ancak yapabileceklerimiz imkânlarımızla sınırlı. STK, Üniversite, Kamu Kurumları işbirliği çerçevesinde başlattığımız faaliyetlere devam edeceğiz. Özet programı şu şekilde sıralayabiliriz:

-Yerli ağaç türlerimizin yapısal mukavemet özelliklerini tespit ederek uluslararası standartlara dahil etmek ve uluslararası geçerliliği olan sertifikalandırma konusunu neticelendirmek,

-Yapısal Ahşap malzeme ve Ahşap yapı tasarım derslerinin yaygınlaşmasını sağlamak,

-Mart ayından itibaren Yapısal Ahşap ile ilgili her ay, konusunda uzman yerli ve/veya yabancı bir uzmana seminer verdirmek,

-Muhtelif şehirlerde çalıştaylar düzenleyerek katma değerli ahşap üretimi ve kullanımını teşvik etmek

-Katma değerli ahşap ürünleri için ihracat pazarlarına yönelme konusunda üyelerimize yardımcı olmak ve destek olmak

-İstihdam sağlama açısından özel sektör ve üniversite işbirliğini güçlendirmek,

-Orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmalar, STK’lar ve tüm paydaşlar ile dirsek temasımızı ve işbirliğimizi artırarak ve güçlendirerek daha güçlü bir lobi haline gelmek…

“Bugünden yarına mucizeler beklemek yanlış olur.”

Üyelerimize vermek istediğimiz mesaja gelirsek, şunları söyleyebiliriz:

Ahşap sektörünün yeniden canlanıp hak ettiği seviyelere gelmesi uzun ve zorlu bir çalışma sonunda mümkün olabilecektir. Bugünden yarına mucizeler beklemek yanlış olur.

Bu mücadeleyi çok cepheli olarak vermek zorundayız. Kısa dönemli ve ivedi ticari kazanç beklentilerine girmek yerine uzun dönemli ve sürekli olacak bir pazar hedefine kilitlenmeleri gerekir.

“Marifet iltifata tabidir.”

Üyelerimiz derneğimize sahip çıkar ve destek verirlerse hızlı yol alırız. Marifet iltifata tabidir. Faaliyetlere daha yoğun katılmalarını bekliyoruz.

Teşekkürler Sayın Başkan…

Bu haber 8556 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Türkiye Mobilya ihracatı 2000 yılından bu yana 18 kat arttı
Türkiye Mobilya ihracatı 2000 yılından bu yana 18 kat arttı
Genel Müdürümüz Eski Orhanlı Köyünde Vatandaşlarımızla Bir Araya Geldi.
Genel Müdürümüz Eski Orhanlı Köyünde Vatandaşlarımızla Bir...