Kontrplak/Plywood İthalatçıları Tepkili!

Kontrplak/Plywood İthalatçıları Tepkili!

Kontrplak ve Plywood konusunda getirilen ek vergi düzenlemesine ithalatçılardan tepki geldi. Torid'in sektör toplantısında söz alan ithalatçı üyeler uygulamanın yanlış olduğunu ve sonuçlarının farklı zararlara yol açacağını beyan ettiler.

15 Mayıs 2018 - 10:52 - Güncelleme: 18 Mayıs 2018 - 16:02

Mart ayında plywood/kontrplağa getirilen yeni ithalat vergi düzenlemesi sonrasında ithalatçılar tepki gösterdi. Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği'nin düzenlediği sektör toplantısında öne çıkan başlıklardan bir tanesi bu konuydu.

Söz alan konuşmacılar yeni vergi düzenlemesinin getireceği zararlı sonuçlar olacağını ve riskler taşıdığının altını çizdiler.

Sonuçlar ve riskler kapsamında beyan edilen, öne çıkan başlıklar şu şekilde ;

 - Türkiye'de hammaddesi olmayan ağaç türlerine ilişkin kontrplakların/plywoodların Türkiye'ye gelmemesi sebebiyle bazı sektörlerin rekabet şansının kalmaması. (Örn. Yat sektörü)

 - Yeni uygulama ile Türkiye'deki yerli üreticinin değil Avrupa'daki üreticilerin koruma altına alındığı.

 - Avrupa'lı üreticilerin daha yüksek fiyat ile ve daha yüksek kar ile Türkiye'ye malzeme tedarik edeceği.

 - Yerli üretimde uluslararası geçerliliği olan sertifikaların mevcut olmayışı.

 - Türkiye'de özel ölçülerin üretilememesi ve bu yönde ulusal ve uluslararası pazar kaybı.

 - Türkiye'de ve güney ülkelerde talep edilen uluslararası standart sertifikalarına sahip olan ürünün tedarik edilemeyerek büyük İnşaat projelerine ürün tedariği sağlanamaması ve inşaat sektörünün uluslararası bazda gücünün kaybolması.

Serdar Ekşioğlu : " %27 ile korunacak bir sektörü ben şahsen ciddiye almam. "

Kürsüden katılımcılara hitaben konuşma yapan Serdar Ekşioğlu'nun sözlerinde öne çıkan başlıklar şu şekildeydi ;

"Uygulamanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Devlet koruma tedbirlerini üreticisini korumak için alır ancak bunu bir denge içerisinde her yönlü sektörel gelişimi sağlamak için gerçekleştirir. Denge bozulursa bu durum çok daha büyük zararlara yol açar. İhtiyacımız olan ve yurt içinde hammaddesini tedarik etme şansına sahip olmadığımız ürünleri de bu kapsama alırsanız çok farklı zararlara sebebiyet verirsiniz. Örneğin bizim iki can damarımız Huş ve Oküme. Oküme kontrplak yat/tekne sektörü için en önemli ürünlerden bir tanesi. Bundan bir kaç sene öncesine kadar bizim tersanelerimiz ve üreticilerimiz tam kapasite ile çalışıyorlardı. Bugün hepsi demeyeyim ama büyük kısmı boş. Bu sektöre bu hammaddeyi istenilen miktarda, rekabetçi fiyatlarda tedarik edemezsek maalesef onların dünyadaki rakipleri ile rekabet etme şansını azaltırız. Yani bir tarafta üreticiyi destekleyip diğer taraftan uzantısı olan bir sektörü zor duruma sokmuş oluruz. Ki şu an öyle oluyor.  Diğer yandan inşaat sektöründeki plywood konusunda da bizler sadece Huş plywooda odaklanıyoruz. Huş plywood getirmekle ben hiçbir yerli üreticinin rakibi değilim. Koruma oranı %27'ye çıkarıldı. %27 ile korunacak bir sektörü ben şahsen ciddiye almam. Bu karar kimin ekmeğine yağ sürdü; Avrupa'daki üreticilerin ekmeğine yağ sürdü. Biz burada yerli üreticiyi korumadık, biz aldığımız kararla Gümrük Birliği'ndeki ülkeleri koruduk. Bu kanun en azından burada yanlış. Makul bir rakamla üreticiyi korumalıyız ve bunu kavak, kayın, kızılağaç çam gibi ürünlerde yapmalıyız. Ama Türkiye'de alternatifi olmayan, yerli üreticinin de hammaddesini yurtdışından getirmek zorunda olduğu başta oküme yanında da huş gibi kontrplakları ayırmamız lazım." dedi.

Nevzat Ekşi ; "100 Euro değil 300 Euro da olsa, biz bu kontrplağı satacağız!"

Kürsüde söz olan bir diğer isim Çevik Orman Ürünleri'nden Nevzat Ekşi oldu. Karara eleştiri getiren Ekşi'nin konuşmasında şu cümleler öne çıktı ;

"Biz Türkiye'de ne kadar yatırım yaparsak yapalım hiçbir şey değişmeyecek. Avrupa'da en kötü fabrikanın değeri 150 Milyon Euro. 150 Milyonu neden yatırıyorlar, hammaddenin içinde oldukları için ve olmak için. Bir örnek vereyim; bizde hammadde olarak hangi bölgenin kayınları kaldı? Soymalık kayın rezervi olan bir bölgemiz var mı? Yok. Diğer ağaçları getirebiliyor muyuz? Hayır. Bizler tabii ki milliyetçiyiz. Biz kendi fabrikalarımızdan mal alıp satmak istemez miyiz. Tabii ki isteriz. Peki ya kalite standartları, sertifikasyon? E0, E1? Yok. Bugün ben, Sayın Serdar Ekşioğlu, Mehmet Ekşi büyük projelerle görüşmeler yapıyoruz. Projeler nereye gidiyor ? Dubai, Kazan, Suudi Arabistan, Arap Yarımadası... Avrupa'ya zaten veremiyoruz. Peki buralara biz neden verebiliyoruz? Büyük projelere sertifikasyon ve özel ölçü sebebiyle mal verebiliyoruz. Türkiye'de 1500x3000 yapılabiliyor mu? Hayır. 2000x3000mm yapılabiliyor mu? Hayır. 2000x6000mm var mı? yok. Bakınız; Pansuman, pansuman, devamlı pansuman... Sektör nereye gidiyor, kansere gidiyor. Pansumanla tedavi olmuyor. Son olarak şunu söyleyeyim; önümüze ne kadar engel gelirse gelsin, 100 Euro değil 300 Euro'da olsa biz bu kontrplağı satacağız. Kaliteden ödün vermeden devam ediyoruz." dedi.

Konuya ilişkin yorumu sorulan bir diğer isim Metsawood Türkiye ve Ortadoğu Bölge Direktörü Doğan Yalçınkaya oldu. Yalçınkaya;  

"Taraf olduğum için çok yorum yapmak istemiyorum ama; şahsen Türkiye'nin başta hammadde sebebiyle uluslararası büyük üreticilerle rekabet şansı çok zor diye düşünüyorum. Bazen bazı konulardan vazgeçmek, güçlü olunan yönlere yönelmek gerekir. Örneğin Mdf-Sunta tarafında Türkiye çok güçlü konumda. Buraya yönelinerek daha önemli kazanımlar elde edilebilir. " dedi.

 

Bu haber 1359 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Orköy Daire Başkanı Görevine Başladı
Orköy Daire Başkanı Görevine Başladı
DÜNYA İNŞAATINDA AHŞAP’IN YÜKSELİŞİ
DÜNYA İNŞAATINDA AHŞAP’IN YÜKSELİŞİ