Jaguar Plywood Semih ve Levent Petek Röportaj

Jaguar Plywood Semih ve Levent Petek Röportaj

Jaguar Plywood Semih ve Levent Petek kardeşlerin başarı öyküsü. Keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

31 Mayıs 2018 - 10:13 - Güncelleme: 31 Mayıs 2018 - 16:40

Mart ayı içerisinde Kontrplak Üreticileri Derneği'nin toplantısı bildiğiniz üzere plywood üretimi gerçekleştiren ayrıca dünyanın en büyük huş kontrplak üreticisi olan SVEZA'nın Türkiye Distribütörü olan, Gaziantep'te faaliyet gösteren Jaguar firması ve fabrikasında gerçekleşti. Toplantıda Gaziantep'in misafirperverliğini en üst seviyede gösteren firmanın sahipleri Semih Petek ve Levent Petek ile tesislerini gezerken ve yemeklerde kısmi istişarelerde bulunma şansına sahip olduk. Ancak toplantı yoğunluğu, program ve kısıtlı zaman sebebiyle istememize karşın yeterli bilgi alışverişi gerçekleştiremedik. Karşılıklı olarak bunun bir röportaj halinde gerçekleşmesinin katkı sağlama adına faydalı olacağı kanaatine vardık. Nisan ayında Gaziantep'te tekrar bir araya gelip röportaj yapmak için sözleştik.

Nisan ayında hiç geciktirmeden Ahşap Global olarak fırsatı değerlendirdik, uçağa atladık ve Gaziantep'e indik. Uçaktan indiğimizde havaalanından alınmamız için araç çoktan gelmişti ve bizi bekliyordu. Güzel bir bahar havasında fabrikaya doğru yola çıktık.

Semih Bey ve Levent Bey sağ olsunlar yine misafirperverlikleri ve samimi yaklaşımları ile bizleri kapıda karşıladılar. Birlikte tesisi daha detaylı gezme ve inceleme fırsatı bulduk. Fabrika düzeni ve temizliği ile daha önceki gezimizde olduğu gibi yine takdirimizi kazandı.

"Kaliteli makine farkını her zaman gösteriyor."

Fabrikada bizi etkileyen diğer bir konu Türkiye'de bir tek Jaguar'da, bu tesiste olan dünyanın en önde gelen kontrplak makineleri üreticisi olan RAUTE'nin Film Presiydi. Şunu söylemek gerek; Kaliteli makine farkını her zaman gösteriyor.

Dikkatimizi cezbeden bir husus da tesiste üretim yapılırken çalışanların dikkati ve hassasiyeti oldu. Makinelerin başında çalışanlar yüksek konsantrasyonla çalışıyordu. Semih Bey ve Levent Bey'in bakışlarında da o hassasiyeti görmek üzerimde etki yarattı.

"Kalite bizim en önemli kriterimizdir"

Dayanamadım Semih Bey'e orada sordum ;

Hem sizin hem de çalışanların üretimdeki hassasiyeti dikkatimi çekti. Ki, çıkan ürünlere baktığımızda bu hassasiyetin kaliteye yansıdığı direk görülüyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

Bu, bizim firma olarak var olma kriterimiz.

Nasıl yani?

Açıklayayım. Üretimde olsun idari de olsun tüm kadrolarımız benimsemiştir ki; "Kalite bizim en önemli kriterimizdir". Üretimin her aşamasında ürünlerimiz tek tek ama emin olun tek tek kalite-kontrolden geçer ve sınıflandırılır. Biz de hataya yer yoktur. Ve her bir çalışanımız, her ürünün çıkışında kontrol edildiğini, kusurlu hiçbir ürünün müşteriye kesinlikle gönderilmeyeceğini bizzat ezbere bilir.

Çok iyiymiş, tebrikler...

Fabrika gezisini tamamlamamız ile kendilerinin odasına geçtik. Hafif bir dinleme sonrası okkalı Türk Kahvelerimizin de gelmesiyle başladık sohbete. Ve bastık kayıt düğmesine ;

Öncelikle sizleri tanıyarak başlamak istiyorum. Sektörde son yıllardan çok hızlı ivme ile yükseliş gösteren plywood-kontrplak piyasasında, dağıtım konusunda önemli bir noktaya gelen Jaguar Plywood’un başındaki isimsiniz. Sizi tanıyabilir miyiz Semih bey?

Gaziantep Anadolu Lisesinde eğitimimi tamamlayıp, İTÜ’de Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Amerika UCLA'da Uluslararası ticaret eğitimi aldım. Evliyim ve üç kız çocuğum var.

Levent bey, siz?

Ben de Gaziantep Anadolu Lisesi’nde eğitimimi tamamladım. Amerika'daki Alabama Üniversitesi’nde Makine Mühendisliğinden mezun oldum. Üç sene Amerika’da çalışarak ticari altyapımı oluşturdum. Evliyim ve iki erkek çocuğum var.

"Her şey bu ithalat ile başladı."

Jaguar ticari faaliyetlerine nasıl başladı,nasıl gelişti? Plywood işine girişiniz nasıl oldu?

İş hayatına atıldığım ilk günden beri dış ticaretle uğraşıyorum. Jaguar'ın yeni kurulduğu dönemde dış ticaretteki altyapımızı iyi bilen, kereste üretimi gerçekleştiren eniştemiz kendisiyle istişarelerimizden birinde "Plywood" adında bir ürünün piyasada talep gördüğünü, önemli bir ürün olduğunu ve bu ürüne iç piyasada ihtiyaç olduğunu bize aktardı. Dikkatimizi çekti ve bunun üzerine araştırma yapmaya başladık. O dönemde Türkiye’ye tüm ithalatın Çin’den yapıldığını tespit ettik. Ticari birikimiz ve görüşlerimiz doğrultusunda alternatif piyasaları araştırmaya başladık. Çalışmalarımız ve araştırmalarımız bizi yeni bir ürünle piyasaya girmemiz yönünde karar almaya itti. Jaguar olarak ilk ithalatımızı Hindistan’dan yaptık. Ve her şey bu ithalat ile başladı. Bismillah deyip işe giriştik. İlk ürünlerimiz yoldayken bizlerin gelişimini hızlandıracak çok önemli bir gelişme yaşandı. Çin’eanti-damping uygulaması geldi. Bütün hikaye bu fırsatla başladı. Bu süreçte ithalat miktarlarımızı günden güne hızla artırmaya başladık. Hindistan ithalatını düzene soktuktan hemen sonra, yine araştırmalarımız çerçevesinde Brezilya merkezli Miraluz firması ile görüşmeler gerçekleştirdik. Kısa zaman içerisinde onun da ithalatına başladık.

"Jaguar’ın bir marka olmasını, Miraluz ile yaptığımız birliktelik sağladı."

Yanlış hatırlamıyorsam o dönemde Türkiye'ye Brezilya'dan bir çok firma tarafından yüklü miktarda plywood ithalatı gerçekleşiyordu. Orada başarıyı nasıl sağladınız?

Söyledikleriniz doğru. 2007 senesinde tamı tamına 22 Türk firması Miraluz'dan ithalat yapıyordu. Biz de bu sürece dahil olduk. Çalışmalarımızı günden güne geliştirerek yola devam ettik. 2008 yılının Aralık ayına geldiğimizde Miraluz firması dağıtım stratejisinde değişikliğe gitme kararı aldı. Yeni aldığı karara göre Türkiye'de sadece 2 firmaya mal verecekti. Bunlardan biri de Jaguar firmasıydı. Aldıkları bu karar ile birlikte, verdikleri kararı doğrular şekilde 5 yıl boyunca Brezilya’dan en fazla ithalat yapan firma biz olduk. Şunu mutlaka belirtmeliyim ki; Türkiye piyasasında Jaguar’ın bir marka olmasını, Miraluz ile yaptığımız birliktelik sağladı.

"Sveza bize teklif getirdi."

Peki ya Sveza ? Bugün dünyanın en büyük Huş Plywood üreticisi. Onlarla nasıl başladı birlikteliğiniz?

Sveza ile başlangıcımız 2011 yılına dayanıyor. İlk olarak 2011'de Sveza’nın Irak distribütörlüğünü aldık. Bu vesile ile Sveza ile birbirimizi tanıma fırsatını bulduk. 2012 senesinde Sveza, Rusya’daki diğer bir üretici olan ve Türkiye piyasasının yakından tanıdığı Fankom Kontrplak fabrikasını satın aldı. O güne kadar biz Sveza'nın beklentilerinin çok üzerine çıkarak performans gösteriyorduk. Sağ olsunlar, bizimle olan işbirliklerinden son derece memnun oldukları için Türkiye pazarında Fankom ile birlikte hareket etme adına bizlere teklif getirdiler. Görüşmeler sonrasında Fankom’un Türkiye distribötürlüğünü bize verdiler. Yine burada da beklemedikleri düzeyde bir performansla karşılaşınca; Fankom markasını lav edip, bizi direk Sveza markası ile desteklemeye karar verdiler.

"Jaguar, Sveza’nın tüm dünyada en fazla Filmli Kontrplak satın alan müşterisi."

2014 senesine geldiğimizde; vermiş oldukları bu karar neticesinde, Türkiye’ye yaptıkları Sveza+Fankom satış toplamının 2 katı bir hacme ulaşmış oldular. Türkiye’deki aylık 3.000 m³ olan pazar paylarını 6.000-7.000 m³ aralığına çıkarttılar. Ve bugüne geldiğimizde biz Jaguar olarak Sveza’nın tüm dünyada en fazla Filmli Kontrplak satın alan müşterisi pozisyonuna ulaştık.

" Türkiye plywood piyasasındaki payımız %25-30 aralığında."

Evet, Sveza’nın distribütörü olarak Türkiye pazarında son yıllarda yakaladığınız başarı hepimizin malumu. Jaguar’ın plywood piyasasında bu seviyede etkinliğe ulaşmasında; sizlerin başarısı ve performansı yanında sizce Sveza gibi güçlü bir dünya markası ile hareket etmenizin etkisi ve avantajı var mı?

Biraz önce söylediğim gibi, Miraluz ve ardından Sveza ile piyasada ciddi bir markalaşma yaşadık. Türkiye iç piyasasındaki payımızın %25-30 olmasında en büyük desteği tabi ki Sveza firmasının kapasite gücü ve ciddi bir partnerlik anlayışının oluşu sağladı.

"Güvendik ve güvenildik."

Sveza’nın Türkiye dağıtımında bu seviyede güce ulaşmanızı hangi sebeplere bağlıyorsunuz?

Biz pastayıtek başımıza yemeyi hiçbir zaman doğru bir strateji olarak görmedik. Türkiye’nin dört bir yanında sermaye yapısı güçlü, karakterli ve dürüst birçok yol arkadaşımızla, dostlarımızla birlikte, el ele bu başarıyı dokuyoruz. Onların bölgelerinde uzun yıllardır oluşturdukları güvenli portföylerini, emin olun her zaman kendi portföyümüz gibi değerlendirdik. Güvendik ve güvenildik. Tüm mücadelemiz bu güvenilirliği yaşatma ve geliştirme üzerinde şekillendi. Böylelikle uzun mesafeleri yine hep birlikte, kısa zaman içerisinde kat ettik.

"Türkiye piyasası onlar için vazgeçilmez bir konumda."

Bu bağlamda şunu sormak istiyorum. Sveza da bünyesine kattığı yeni tesisler ve kapasiteler ile günden güne büyüyor. Bir dünya devi haline geldi. Türkiye pazarına bakış açıları nedir, siz nasıl yorumluyorsunuz?

Sveza her ne kadar tüm dünyada pazarı olan bir firma olsa da, Türkiye piyasası onlar için vazgeçilmez bir konumda. Her sene toplamda %10’luk bir büyüme hedefleri mevcut. Bu Türkiye için de aynı şekilde geçerli. Ve biz bunu başarıyoruz.

"Hiçbir başarı tesadüf değildir."

Jaguar,  genel olarak sektördeki diğer oyuncularla karşılaştırdığımızda  genç bir firma. Buna karşın, çok başarılı bir gelişim gösterdi ve göstermeye devam ediyor. Bu başarıyı ve kısa zamanda yakalanan yükselişi sağlayan kriterlerinizi, disiplini nasıl açıklıyorsunuz? Hangi temel özellikler sizleri bu noktaya taşıyor?

Çok güzel soru, teşekkürler. Unutmayalım ki; hiçbir başarı tesadüf değildir. Bu başarıyı açıklayabilmek için kültürümüze ve kökenlerimize inmemiz gerekiyor. Önce kültürü açıklayayım; Gaziantep, Türkiye’nin üretim ve ticarette dünyaya açılan önemli bir marka şehri. Gaziantep'in yerli halkı, son derece çalışkan ve girişimci ruha sahip.

Köken noktasına baktığımızda; bizim her iki dedemiz de şehrin önde gelen iş adamlarındandır. Bu durum bizim küçük yaşlardan itibaren ticarette pişmemizi sağlayan en önemli temel unsur. Babamız İbrahim Halil Petek, Petek Makine’yi kurmuş olan, yıllarca tüm Türkiye’ye hırdavat, hızar makineleri ve torna tezgahları dağıtımı yapmış, sonrasında Gaziantep’te ve Tarsus’ta bölgenin en önde gelen iplik fabrikalarını kurmuş, uluslararası platformda ticaret yapmış müteşebbis bir insan. Eğitim, görgü, dürüstlük, disiplin ve buna ek olarak insan ilişkilerinde doğamız ve hassasiyetimiz gereği pozitif ve samimi yaklaşım tarzımız iş hayatında başarılı olmamızdaki asıl etkenler.

"Sermayenizi üçe böleceksiniz..."

Bunu şu örnekle somutlaştırmak isterim; Dedemizin, babamıza ve bize şöyle bir nasihati vardır:

“Evlatlarım; sermayenizi üçe böleceksiniz: birincisi geçer akçe, yani altın; ikincisi gayrimenkul; üçüncüsü elinizde çalıştırdığınız sermaye.”

İşte bu anlayış, ticarette her zaman temel düsturumuz olmuştur.Bu bir ekip işi. Kardeşim ve ben, yıllardır olağanüstü bir çaba harcadık. Yanımıza inandığımız, güvendiğimiz, sağlam çalışma arkadaşları alarak, hep beraber hızla bu basamakları tırmandık. Rabbimin de yolumuzu açtığı ve bize ışık olduğu yadsınamayacak bir gerçek. Rabbim utandırmasın, daha yapacak çok işimiz var inşallah.

"Ukrayna’da tomruk soyma tesisi kurmaya karar verdik ve kurduk."

Daha çok iş demişken; Plywood ithalatı ile başlayan süreç,  sizi Gaziantep’te plywood üretimine getirdi. Bildiğimiz kadarıyla önce Brezilya firması Miraluz ile ortak olarak başladınız ve tesisi kurdunuz. Sonrasında Miraluz'un çekilmesi ile fabrikayı tek olarak yönetmeye başladınız. Öncelikle; üretime girme, bu seviyede bir yatırım yapma kararını almanızdaki sebepler neydi?

Şartlar, konjonktür ve gözetim. 2010 senesinde başlayan gözetim uygulaması, bizi Türkiye’de imalat yapma noktasında zorunlu kıldı. O günkü yurtdışı partnerimiz olan Miraluz ile 2012 yılında yatırım yapma kararı aldık. Aldığımız karardan tam 2 yıl sonra, 2014 yılı sonunda fabrikamız faaliyete geçti. Üretime başladıktan sonra, yerli bir imalatçı olarak; orta sınıf bir malzeme yapmakla yetinmememiz gerektiğini anladık. Ortağımızla, çok uzakta olması ve gerekli desteği verememesinden dolayı; 2015 yılı sonunda yollarımızı ayırmaya karar verdik. Direksiyona tek başımıza geçmemiz ile birlikte tümden bir durum değerlendirmesi yaptık. Brezilya’dan ithal ettiğimiz çam papelden memnun değildik. Bu sebeple Ukrayna’da tomruk soyma tesisi kurmaya karar verdik ve kurduk. Bu adımla birlikte üretimde başarıyı sağlamaya başladık.

"Aylık 4.000-4.500 m³üretim kapasitesi hedefliyoruz."

Bugün üretim kapasitesi noktasında hangi seviyedesiniz ve nereyi hedefliyorsunuz?

Bugün, 2.100-2.250 m³/ay arasında üretim yapıyoruz. Aslında Kontrplak üretim kapasitemiz daha yüksek. Ancak film kaplama presimizin kapasitesi, bizi bugün için bu miktarla sınırlandırıyor. Gerekli yatırımları yaptık. Temmuz ayı itibari ile, daha yüksek kapasitede yeni film presimiz ek olarak faaliyete geçecek. Bunun yanı sıra halihazırda kurulu olan kontrplak üretim kapasitemiz de, temmuz ayından sonra 2 katına çıkacak. Aylık 4.000-4.500 m³ yani yıllık yaklaşık 54,000 m3 üretim kapasitesi hedefliyoruz.

"Türkiye "SL Plywood" ile tanışacak."

Ürettiğiniz ürünlere gelmek istiyorum. Bildiğimiz kadarıyla hem çam, hem de huş plywood üretiyorsunuz. Markalarınızı ve özelliklerini sizden dinleyelim..

Dediğiniz gibi, bugün iki farklı malzeme üretimi gerçekleştiriyoruz. Birincisi "Powerplywood". Huş papellerden ürettiğimiz ürün grubumuz ve markamız. Diğeri ise Hercules Plywood, çam papel ile ürettiğimiz markamız. Burada ilk defa sizin aracılığınız ile açıklayayım; çok yakında tamamı kavak papelden üretilecek olan yeni bir ürünümüz olacak ve Türkiye "SL Plywood" ile tanışacak.

"Doka’nın Türkiye’deki en büyük ahşap kiriş dağıtıcısı konumundayız."

O zaman hayırlı olsun diyelim. Peki toparlarsak, Jaguar’ın hem ithal hem de kendi üretimi noktasında faaliyetleri ve markaları tablosuna baktığımızda, neleri sayıyoruz?

Jaguar olarak Plywood’da Sveza, Powerplywood, Hercules ve SL Plywood temsil ettiğimiz ve sahip olduğumuz ürünlerimiz. Plywood dışında, yine bir dünya markası olan Doka firmasının ahşap kiriş bayiliğini yapıyoruz. Doka’nın Türkiye’deki en büyük ahşap kiriş dağıtıcısı konumundayız.

"Biz; ün için değil, un için çalışırız."

Güçlü bir dağıtım yapılanmanız var. Piyasada sizinle çalışan, bayiniz olan kiminle konuşursak konuşalım; sizlerden, yaklaşımınızdan ve ticaretinizden duydukları memnuniyeti dile getiriyorlar. Bu noktaya nasıl ulaştığınızı, bunu nasıl başardığınızı sormak istiyorum.

Piyasada bizimle çalışan insanlar öncelikle onlara güvendiğimizi hissederler. Biz; ün için değil, un için çalışırız. Fakat; amaç para kazanmak olsa da, her zaman paylaşmayı ve adil olmayı hedeflemişizdir. Empati yapmak, dostluk ilişkisi geliştirmek, bağlarımızı kuvvetlendiren ve başarıyı kaçınılmaz yapan en önemli etkenler. Bu bahsettiğiniz tablo bu şekilde oluşuyor.

"Kalitesiz ürün ithalatının yapılmasının karşısındayım."

Bulunduğunuz konumda hem ithalatın önemli bir oyuncusu hem de üretici konumundasınız. Ve bu piyasada ithal ve yerli arasında rekabet, hepimizin malumu. Siz iki tarafın da içinde olan birisi olarak, bu rekabeti nasıl okuyorsunuz? Bu rekabet kompozisyonu içerisinde kendinizi nerede tanımlıyorsunuz?

Kaliteli ithal mallar, yerli üreticinin kaliteli üretim yapma zorunluluğunu getiriyor. Ben bugün için üst sınıf ürünlerin ithalatının yapılması gerektiğini düşünüyorum ve destekliyorum. Ülkemize kalitesiz ürün ithalatının yapılmasının da karşısındayım. Biz bugüne kadar rekabetimizi her zaman kalitemiz ve satış politikamızla yaptık. Biz kimin ne yanlış yaptığına takılmadan yürüyüşümüze aynı şekilde, her zaman devam edeceğiz.

"Çok adil bir gelişme oldu."

Mart ayı sonunda; plywood/kontrplak piyasasında,  ithalat uygulamaları çerçevesinde çok önemli gelişmeler yaşandı. Ekonomi Bakanlığı ilk olarak, %20 ek gümrük vergisi getirdiğini açıkladı. Bu kararla birlikte, sektörde psikolojik bir kaos ortamı oluştu. 10 gün sonra, ikinci karar açıklandı. 1.100 USD/m³ olan ithalatta gözetim bedeli 580 USD/m³’e düşürüldü. Tüm bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz, kararı nasıl karşılıyorsunuz? Plywood/kontrplak konusunda yerli üretimi koruma ve teşvik için bu uygulamalara bakış açınız nedir?

Kanımca çok adil bir gelişme oldu. İthalatın tamamen ortadan kaldırılması, tüketici açısından ciddi kaoslar oluşturabilirdi. Ürünleri değerinin üzerinde rakamlar ödeyerek almak zorunda kalabilirlerdi. Yeni ithalat rejimi ile, 1.Segment ürünler önceki duruma göre %10 gibi bir fiyat artışı göstermiş oldu. Bu da imalatçıların kısmi olarak 1.Segment ürün ürettiklerinde, kar marjlarını yükseltmelerine olanak sağladı. Yeni düzeni olumlu görüyorum.

"Ciddi finansal sorunlar yaşama ihtimallerini çok yüksek görüyorum."

Türkiye’de siz dahil olmak üzere yerli üreticilerin hemen hemen hepsi, 2017 yılında yatırım kararı aldı ve kapasitelerini artırıyorlar. Önemli bir ivme ve yükseliş söz konusu. Bu çerçevede, Türkiye’deki plywood üretimini ve gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kapasite artışları, makul ölçüde yapılmadığı takdirde üreticiler; hammaddeye kolay ulaşamayacakları için ciddi bir hammadde fiyat artışı ile karşılaşacaklar. Bu da, ithal mallarla rekabet şanslarını tekrar ortadan kaldıracak. Gelişmelerin bu yönde oluşması durumunda yaptıkları yatırımların geri dönüşünü sağlayamayacaklar.Ciddi finansal sorunlar yaşama ihtimallerini çok yüksek görüyorum.

"Bence bu saatten sonra kimse bu üretime heveslenmemeli."

Bu minvalde Türk plywood/kontrplak üretiminin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’nin ihtiyacı olan plywood kapasitesi ve yıllık talep artışı belli oranda. Bunların çok farklı seviyelere ulaşması gibi bir ihtimal söz konusu değil. İki iki daha dört eder; İhracat kabiliyeti olmayan bir ürünün, yeni yatırımlara önü kapalıdır. Bence bu saatten sonra kimse bu üretime heveslenmemeli.

Büyüme sürecinizde kurumsallaşma adına hangi noktadasınız ve bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

İthalat ve üretim bambaşka iki sistem. İki alanın da kendi içinde farklı dinamikleri ve işleyiş kurguları var. Biri için uygun olan düzen diğeri için hantallık ve işleyişte sıkıntı anlamına gelebilir. Bizler için gelişim süreci devam ediyor. Ancak Petek Kontrplak'ın bu konuda yeni bir yapılandırmaya gebe olduğunu düşünüyorum ve değerlendiriyoruz. Gelişmeler doğrultusunda ve önümüzdeki süreçte gerçekleşecekleri hep birlikte göreceğiz.

2017 yılı ocak ve şubat aylarında, malum Türkiye ekonomisi önemli bir sıkışma yaşadı. Tüm sektörlerde olduğu gibi, bizlerde de önemli sıkıntılar yaşandı. Sonrasında hızla artan ve maksimumları gören bir talep ile genel olarak hareketli  bir yıl geçti. 2017 yılı sizce nasıl bir yıl oldu, sizin açınızdan nasıl geçti?

2017 senesinde, satış m³ rakamlarımızda %12’lik bir büyüme yaşadık. Bu sonuç, bizim 2017’de olumsuz bir etkilenme yaşamadığımızı gösteriyor.

"2018 yılında bir problem ile karşılaşmayacağımızı ümit ediyoruz."

2018 yılı kış ayları, kademeli olarak yavaşlayan bir süreci içinde barındırıyor. Kamu dışındaki özel inşaat yatırımlarında, bir yavaşlama söz konusu. Ancak, bu aylarda talebin bir miktar hareketlendiğini görüyoruz. Akıllarda 2017 yılındaki pazar yapısının, tazeliğini koruması sebebiyle beklenti yüksek. Siz, plywood piyasası açısından 2018 yılından neler bekliyorsunuz?

Türkiye, büyük bir ülke. Halkımız da çok dinamik.Genç nüfusun yüksek olması ve ülke içindeki göç dalgalanmaları, sürekli olarak yeni konut ve inşaat alanları ihtiyacı doğuruyor. Ayrıca, devletin yatırımları da hız kesmeden devam ediyor. 2018 yılında da, bu nedenle derin, sıkıntı yaratacak bir problem ile karşılaşmayacağımızı ümit ediyoruz.

"Vicdan sahibi her insan gibi beni de çok üzülüyorum."

Gaziantep’te yer almanız sebebiyle güney ve doğu ülkelerine malzeme tedarik etmek noktasında avantajlı bir konumdasınız. Şu dönemde, oralarda savaş kapsamında yaşanan gelişmeler sebebiyle ihracat pek mümkün gözükmüyor. Bölgedeki durumu nasıl okuyorsunuz, riskleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu minvalde; önümüzdeki süreçlerde buralarda ihracatı mümkün görüyor musunuz, hedefleriniz var mı?

Böyle bir başlığın açılması, vicdan sahibi her insan gibi beni de çok üzüyor. Gönül isterdi ki, milyonlarca insan böyle bir dramı yaşamasaydı. Ancak, gelinen noktada Suriye'nin yeniden yapılanmaya gideceği görülüyor. Bu uluslararası para odaklarının arzu ettiği bir durum. Yeni yapılanma sürecinde; inşaat sektörünün vazgeçilmez ürünü olan plywoodun üreticisiolmamızdan dolayı ihracatı mümkün görüyoruz ve yapmayı planlıyoruz.

"Prensipsiz, güçsüz ve başarısız rakipler, sektöre sadece zarar vereceklerdir."

Son olarak; sektöre mesajınız ne olur?

Başarı için bizi besleyen en önemli kaynak; prensipli, başarılı ve istikrarlı rakiplerdir. Prensipsiz, güçsüz ve başarısız rakipler, sektöre sadece zarar vereceklerdir.

Bu haber 1728 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Orköy Daire Başkanı Görevine Başladı
Orköy Daire Başkanı Görevine Başladı
DÜNYA İNŞAATINDA AHŞAP’IN YÜKSELİŞİ
DÜNYA İNŞAATINDA AHŞAP’IN YÜKSELİŞİ