Reklamı Geç
  • Reklam
"Çin’e ihracatımızı altı katına çıkardık"

"Çin’e ihracatımızı altı katına çıkardık"

Kağıt ve orman ürünleri sektörü, Çin’e ihracatını katladı. TİM Lojistik Konseyi Başkanı Bülent Aymen, Türkiye’nin her yıl bir milyar doları kağıt ithalatına harcadığını, bu kadarlık bir yatırımla yerli üretime geçilebileceğini söyledi

06 Ağustos 2019 - 12:49

Türkiye’nin dış ticaretinde en çok açık verdiği ülkelerin başında Çin geliyor. Ülke eski teknoloji fabrikalarını kapatarak yeni nesil üretim stratejisi yolunda hızla ilerliyor. Bu kapsamda iç pazardaki ihtiyaçlarını karşılamak için ithalata yöneldi. Bu fırsatı iyi değerlendiren mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü, ülkeye olan ihracatını katlıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Lojistik Konseyi Başkanı ve Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Aymen ile sektörü, Çin’i ve genel ihracatı konuştuk.

Aymen ilk olarak, bankaların uyguladıkları yüksek faizlere dikkat çekti. Aymen, “Döviz bazında yüzde 40 faiz uygulayan bankalar gördük” dedi.

KAĞIT ÜRÜNLERİ ARTIŞI SAĞLADI

Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı içerisinde bu yılın ilk altı ayında yüzde 4.7 artışla 1.2 milyar dolarlık kağıt-karton ve matbu yayın ihracatı yapıldığını açıklayan Aymen, mobilyadaki artışın yüzde 14 olduğunu bildirdi. Buna göre 878 milyon dolarlık mobilya dış satımı yapıldı. AKAMİB’in ihracatı ise daha hızlı arttı. Birlik ilk altı ayda yüzde 12.3 artışla 207 milyon dolarlık mobilya, yüzde 56.3 artışla 76 milyon dolar kağıt-karton ve matbu yayınlar ihracatı yaptı. Bu artışta Çin pazarı kritik bir rol oynadı. Sektörün Çin’e olan ihracatı Ocak-Haziran 2019 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 360 artışla 20.7 milyon dolar olurken, AKAMİB ise Çin’e aynı dönemde yüzde 643 artışla 10.5 milyon dolar ihracat sağladı. Bülent Aymen’in verdiği bilgiye göre, Çin’e yapılan ihracattaki artışın kaynağı kağıt ürünleri.

‘İHRACATI ÇÖPTEN ÇIKARDIK’

“Ticaret savaşları sürüyor. Kotalar, vergiler sanayileri, sektörleri şekillendiriyor” diyen Bülent Aymen, Çin’in artık sadece üretici, ihracatçı değil aynı zamanda yatırımcı, ithalatçı bir ülke olduğunu hatırlattı. Bugüne kadar dünyanın en büyük geri dönüştürülebilir atık ithalatçısı konumundaki Çin’in, katma değeri düşük, enerji maliyeti yüksek ve modern teknolojiler kullanılmadığında çevreyi kirleten bu sektörü yavaş yavaş terk ettiğini dile getiren Bülent Aymen, şu bilgileri verdi: “Çin, çevreyle ilgili politikalara önem verirken bir yandan da ABD’de ciddi bir geri dönüşüm krizine neden oluyor. ABD 2015 yılında 262 milyon ton atık üretmiş. Bugüne kadar belediyelerin geri dönüşümle ilgili tek politikası ‘paketle ve Çin’e gönder’ idi, artık bu atıkları ne yapacaklarını bilmiyorlar.

“Amerikalı bir gazeteci şöyle yazdı: ‘Bugüne kadar pizza kutusunu içerisindeki ketçap ambalajı ve plastik çatal bıçakla geri dönüşüme atıyorduk. Çin’e giden atıkları düşük ücretle çalışan Çinli işçiler ayrıştırıyor ve geri dönüştürüyordu. Bu işi burada yapmak satın almaktan çok daha maliyetli.’ Durum tam da bu.

“Atıklarımızı iyi ayrıştırırsak bunları milli bir servete dönüştürebiliriz. Aksi halde sadece çöp olurlar. Çin’e yaptığımız ihracattaki bu artışın en önemli sebebi de bu. İhracatımızı çöpten çıkardık diyebiliriz.”

‘SIFIR ATIK ÖNEMLİ BİR ADIM’

Özellikle geri dönüşümden üretilen “wellenstoff” adı verilen kağıt ihracatı ve diğer kağıt-karton ve matbu yayınlar ihracatının yüzde 643’lük artışın nedeni olduğunu dile getiren Bülent Aymen, şöyle konuştu: “Kağıt ithalatçısı konumundaki Çin bu pozisyonunu bırakmadı fakat bazı türlerde artık aynı zamanda ihracatçı ve sektör olarak bu fırsatı iyi değerlendirdik.

“ABD’de olduğu gibi ülkemizde de geri dönüşüm konusunda problemler var. Atık kağıtları ayrıştırma ve toplama hâlâ olması gerekenin çok çok altında. Hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayesindeki ‘Sıfır Atık Projesi’ çok önemli bir adım. Sadece kağıt değil tüm sektörlere katkısı olacaktır.”

Rusya ile işbirliği yapabiliriz

Endüstriyel kenevirden daha kısa sürede ve daha uzun ömürlü üretim yapılabildiğini de anlatan Aymen, geri dönüşümü verimli hale getirmek için çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Aymen, “Şu an 2 milyon ton civarında kağıt atığına ihtiyacımız var ve bunu ithalat yoluyla karşılamak gerekiyor” dedi.

Aymen, ayrıca son dönemde birçok konuda ortaklık yaptığımız Rusya’nın kağıt ve kağıt hammaddesi üretiminde dünyada ikinci sırada bulunduğuna dikkat çekerek, şu öneride bulundu: “Yerli kağıt sanayi oluşturulana kadar Rusya ile işbirliği yapılabilir. Belki orada yapılacak yatırımla birkaç fabrikanın sadece Türk kağıt sektörü için üretim yapması sağlanabilir.”

‘450 dolar olan gazete kağıdının tonu 800 dolar oldu’

Hem geri dönüşümdeki problemler hem de yerli kağıt fabrikalarını bünyesinde barındıran SEKA’nın özelleştirilmesi ve alan şirketlerin kağıt alanına yatırım yapmamaları yüzünden dışarıya bağımlı hale geldiğimizi anlatan Bülent Aymen, şöyle sürdürdü: “Sektör yaşanan döviz krizi sonrası bunun faturasını ödedi ve ödemeye devam ediyor. Örnek vermek gerekirse, ortalama 400-450 dolar olan gazete kağıdının tonu 800 dolara kadar yükseldi. Bunun sonucunda kapanan, sayfa sayısını azaltan gazetelerin farkındayız. Sadece 2018 yılında yaklaşık 150 milyon dolarlık gazete kağıdı ithal edildi. Sektörün dış ticarete negatif etkisi bir milyar doların üzerinde. Almanya’nın bu sektördeki ihracatı 22 milyar, Çin’in ise 19.5 milyar dolar civarında. Elbette kağıt dediğimizde herkes A4 kağıt, defter ve gazete gibi düşünüyor fakat ambalaj sektöründe kağıt çok önemli. İnternetten alışveriş yapıyoruz ürünlerimiz karton kutuda geliyor, pizza sipariş ediyoruz karton kutuda geliyor, içtiğimiz kahveler bile artık kağıt bardaklarda servis ediliyor. Bu yüzden fiyatlardaki artış ve dışa bağımlılık birçok sektörü olumsuz etkiliyor.”

‘SEKA benzeri bir yatırım şart!’

Bülent Aymen, kamunun öncülüğü ve desteğiyle kağıt fabrikası kurulması gerektiğini dile getirdi. Aymen, yıllık bir milyar dolarlık açığı hatırlatarak, bu kadar bir yatırımla bile tesisin kurulabileceğini, sektör olarak bir ‘babayiğide ihtiyaç duyulduğunu’ söyledi.

Aymen, “Hammadde konusunda dışa bağımlıyız ve öncelikle bunu çözmemiz gerekiyor. Endüstriyel ormancılığı artırmamız gerekiyor. Mevcut üretimimizde, kesim, dikim ve fabrikaya getirilme süreçlerinin maliyeti, rekabet edilebilir seviyelerde değil” dedi. Aymen, selüloz üretiminde yurtdışında metreküp maliyetleri 50 dolar dolayındayken Türkiye’de bu tutarın 150 dolarları bulduğunu kaydetti.

Bu haber 5815 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
YILDIZ SUNTA ARTIK KRONOSPAN'IN !
YILDIZ SUNTA ARTIK KRONOSPAN'IN !
AHŞAPDER’den Hayati Çağrı: Bir an önce ahşap yapılara geçilmeli
AHŞAPDER’den Hayati Çağrı: Bir an önce ahşap yapılara...