Ahşap Yapılar Bölüm - 2
Ramin Aghayev

Ramin Aghayev

Rusya'dan Haber

Ahşap Yapılar Bölüm - 2

24 Eylül 2018 - 10:13

Bir önceki yazımızda dünya genelinde ahşap sektöründe ana üretim ve tüketim kalemleri ve aktörler,ahşap sektöründeki eğilimlere değinmiş, sonra da ahşap yapılar konusuna giriş mahiyetinde (1)ahşap yapıların (günümüz şartlarına göre) geleneksel diye bileceğimiz diğer yapılara göre avantajları, (2) ahşap yapılarda CLT (Cross-Laminated Timber) panel uygulaması ve (3) bu yapıların yetersiz yaygınlığının birkaç sebebi - gibi birkaç konu üzerinde durmuştuk. Bugünkü yazımızın ana konusuna geçmeden önce önemine binaen tekrar kısaca Ahşap Yapıların Avantajlarını sıralamakta fayda görüyorum:

 

  • Ekolojik - çevre dostu olması,
  • Estetik – her türlü dekorasyona kolay uyumluluk sağlanabilirliği,
  • Kolay uygulanabilirlik,
  • İnşaat hızı,
  • Deprem karşı yüksek dayanıklılık,
  • Yangına dayanıklılık.

 

Kısaca özetleyecek olursak ahşapyapı malzemeendüstrisi 3 ana alt sektörden oluşmaktadır:

 

  1. En hacimli sektör olan tahta, kereste sektörü (sawnwood).
  2. Ahşap paneller (wood-based panels)
  3. İkinci dereceli işlenmiş ürünler (Secondary processed products).

 

Dünya geneline baktığımızda en hacimli alt sektör kereste/tahta imalatıdır. Örneğin FAO 2016 verilerine göre dünya genelinde tahta/kereste imalatı 467 miyon m3, toplam ahşap panel imalatıysa 415 milyon m3’tür.

 

Ancak özellikle son 10-15 senede imalat hacmi gittikçe yükseliş kaydeden yeni bir alt sektör olan ikinci dereceli işlenmiş ahşap ürünlere baktığımızdaysa bu ürünlerin katma değeri en yüksek ürünler olduğunu görebiliriz. Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’da Glulam, CLT, LVL, I-joists gibi ürün imalatının ivme kazanması yine bu ülkelerde ahşap yapılara olan rağbetten kaynaklanmaktadır. Ve tabii ülke ekonomisinde de bu ürünlerin katkısının diğerlerine nazaran daha fazla olduğunu söylemem fuzuli olacaktır. 

 

Büyük ölçekli binaların yapımında da ahşap kullanımı giderek artmaktadır.

 

Geleneksel olarak ahşap yapılar dediğimiz zaman akla müstakil evler gelmektedir. Ancak yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi mühendislik ürünü ahşap mamullerin ortaya çıkmasıyla birlikte köprü, endüstriyel alan, spor salonu, çok katlı bina v.s. gibi büyük ölçekli binaların yapımında da ahşap kullanımı giderek artmaktadır.

 

Ülkelerde ahşap kullanımı yüzdeleri

 

Kuzey Amerika (ABD ve Kanada)’da özellikle tek veya iki katlı toplu konut ve müstakil ev yapımında ahşap çok daha uzun süredir ve yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Hem Coğrafi yakınlığı, hem de ekonomik olarak da çok daha derin ilişkiler içersinde olduğumuz Avrupa’ya baktığımızdaysa, ahşap yapıların müstakil ev inşaat pazarı içersindeki payı ortalama % 8-10 civarındadır. Tabii bu Avrupa geneli için ortalama bir rakamdır. Avrupa’ya bölgesel olarak baktığımızdaysa, Kuzey Avrupa’da bu rakamın %80'in üzerinde, bunun tam aksine Güney Avrupa ülkelerinin bazılarındaysa bu rakam sıfır civarındadır.

Çok katlı binalarda ahşap kullanımı ile ilgili tutarlı veri bulunmaması ve yine Avrupa içersinde bölgesel ciddi farklılıklar olmasına rağmen aynı rakamın %1’lere denk geldiği tahmin edilmektedir.

 

Çoğu Avrupa ülkesinde ahşap yapılar 1980'lerin sonuna kadar, tarihi şehir yangınlarından kaynaklanan olumsuz algılar nedeniyle, yapılan düzenlemelerle yasaklanmıştır.

 

Ancak 1990 - 2000’li senelerden itibaren AB'de inşaat mevzuatında yapılan yenilikçi düzenlemeler ve mühendislik ürünü ahşap ürünlerde ve yapı elemanlarında yaşanan teknolojik gelişmelerin ardından çok katlı ahşap iskeleli yapıların (WMC = wood-frame multi storey constructions) pazar payı ciddi şekilde artış kaydetmiştir. Özellikle Finlandiya’da WMC’nin pazar payı sadece 4 senede (2011-2015) hükümet destekli programlarla birlikte %1’den yaklaşık %10’a çıkmıştır.

 

Ahşap yapı sektörünün ciddi gelşme kaydettiği birkaç ülke:

 

İsveç’te ahşap ev yapımına 1994 senesinde tekrar izin verilmiştir. 2017 senesi verilerine göre ülkede az katlı yapıların %90’nı ahşaptandır.

 

Finlandiya’da ahşap yapılar, tüm az katlı binaların %90’nını oluşturmaktadır.

 

ABD ve Kanada’daysa ahşap yapı oranı sırasıyla %95 ve %83’tür. 

Ayrıca, dünyadaki en büyük prefabrik ahşap ev ihracatçı ülkeler sırasıyla Kanada, Finlandiya ve İsveç ve yine en büyük ithalatçı ülkelerse Almanya, ABD ve Norveç’tir.

 

(Yapı sektöründe) 17. yüzyıl –taş, 18. yüzyıl – tuğla, 19.yüzyıl – metal, 20.yüzyıl – beton, 21.yüzyılsa – CLT (Cross-Laminated Timber) teknolojisinin gelişiyle brilikte ahşabın zafer devri olacaktır.

 

AlexdeRijke

dRMM mimarlık pratiği eş kurucusu

 

Yazımızın sonuç kısmına geçmeden önce siz değerli okurlarımız için birkaç örneği ile mevcut veya projesi onaylanmış birkaç yapı fotoğrafı paylaşmak istiyoruz:

Halen çok uzaktayız

Son olarak birkaç noktaya parmak basmak gerekirse, ahşap yapı, geleneksel (burada gelenekselden kastım beton, tuğla, metal konstruksiyon) inşaata göre birçok anlamda daha rekabetçi gözükmektedir. Özellikle de çevre duyarlılığı, refah seviyyesi yüksek ülkelerde devletten de gelen teşvik ve katkılarla insanların ahşap yapılara ciddi rağbet gösterdiği ve bu eğilimin de orta ve uzun vadede devam edeceği görülmektedir. Ancak refah seviyyesi yüksek ülkeler hariç hala gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler,savaş ortamı v.s. gibi ciddi sıkıntıların yaşandığı ülkeleri de göz önünde bulundurusak kurguladığımız ütopyadan maalesef hala çok uzaklarda olduğumuzu açıkça itiraf etmemiz gerekir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar