• Reklam
Katar Krizi'nin Yansımaları
Murathan ERŞEN

Murathan ERŞEN

Dokunuş

Katar Krizi'nin Yansımaları

14 Temmuz 2017 - 10:58

Değerli Dostlarım,

Öncelikle tüm okuyucularımızın ve Ahşap Dünyasının Ramazan-ı Şerifini ve ardından Ramazan Bayramını şimdiden tebrik ediyorum. 

Ülkemizin ve bölgemizin içinden geçtiği zorlu dönemde genel duruma ilişkin birkaç satır yazmanın ve sizlerle paylaşmanın doğru olduğunu düşünüyorum. Bölgemizde oynanan oyun artık hepimizin malumu. Terörize edilen, mezhep ve din görünümü arkasına gizlenen güç ve enerji savaşlarının tam ortasındayız.  Ancak son yaşanan gelişmeler ki özellikle Katar Krizi artık mezhep ve din perdesinin ortadan kalkmasına, bu karmaşayı, kavgayı, fitneyi çıkaranların niyetleri ile kendilerini açık etmesine sebebiyet veriyor. Ancak bu durum dünyanın genel gidişatına olumsuz etki edecek büyüklükte ortaya çıkabilecek yeni bir sürecin sinyallerini veriyor.

Gündemde bomba etkisi yaratan, Türkiye'nin karşı duruş sergilediği ve müdahale ettiği ve tüm yapılanların ve yaşananların geldiği son nokta olan ve "dananın kuyruğunun kopabileceği ihtimalini içinde barındıran" Katar krizinin gerçek sebebine dair yaklaşımımı ve okumamı sizlerle paylaşmanın gerekliliğini üstümde hissediyorum. 

“Takip edenler bilir ki; Basra Körfez'indeki doğalgaz rezervlerinin keşfi ve buradaki yatırımlar son 20 yılda Katar'ı dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından birisi haline getirdi.  Bu durum Katar'ın Suudi Arabistan'la ilişkilerini değiştirdi. Suudi Arabistan uzun yıllar Katar'ı bir "bağlı devlet" halinde tutmaya gayret etmişti. Zenginleşen Katar bu çerçevenin dışına çıkmaya başladı.

Örneğin Arap Baharı ve Suriye krizi sürecinde Katar, diğer Arap ülkelerinde Müslüman Kardeşler örgütünün etkin olması için milyarlarca dolar harcadı. Suudiler ise Vahabi etkinliğini artırmak istiyordu.

Katar ile Suudi Arabistan tüm bu süreçte aynı cephede yer almakla birlikte aralarında ciddi bir fay hattı ve rekabet vardı.

İki ülkenin İran ile ilişkiler konusundaki farklı duruşları bu fay hattını iyice derinleştirdi.

Aslında Katar enerji jeopolitiği cepheleşmesinde başta İran'a karşı taraftaydı. Katar gazını, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırması amaçlanan boru hattı projesi, temelde İran ve Rusya'ya karşı bir projeydi. Esad bu projeyi kabul etmedi ve Rusya'nın da desteklediği İran gazını Irak ve Suriye üzerinden Akdeniz'e taşıyacak alternatif projeden yana tavır koydu. Zaten Suriye'deki iç savaşın başla(tıl)masının ardındaki gerçek neden de buydu.

Ancak Rusya'nın Suriye savaşına askeri ve siyasi müdahalesi Katar boru hattının gerçekleşme ihtimalini ortadan kaldırdı. Suudi Arabistan'ın da sürekli siyasi baskısı altında tuttuğu denge arayan Katar, İran'a ile görüşmeleri öne alan bir hatta yöneldi. Ayrıca Basra Körfezi'ndeki ortak doğalgaz rezervlerinin ekonomik ve stratejik yönetimi açısından da İran'la farklı bir ilişki içinde olmak Katar için gerekliydi. Katar buna paralel Rus enerji devlerine yatırım yaparak Rusya ile de ılımlı ilişkilere yöneldi.

Katar krizinin, Trump'ın İran'ı hedef alan Suudi Arabistan ve İsrail ziyaretlerinin hemen ardından patlak vermesinin nedeni de bu.

Burada altı çizilmesi gereken cümlelerden birisi şu; Hem enerji jeopolitiğine etkileri hem de İran ve Rusya'yı da hedef alması nedeniyle Katar krizi, büyük istikrarsızlıklar ve hızla genişleyebilecek çatışmalara yol açabilecek potansiyele sahip.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, niyetler ve arkasında olanlar artık açığa çıkıyor ve yeni bir sürecin sinyalleri veriliyor."

Dünya gündemi ve gelişmelerinden sektörümüze yönelip baktığımızda;

Nisan ayından süregelen hammadde sıkıntısı ve fiyatların yukarı yönlü gidişatı hemen hemen tüm ahşap ürünler piyasalarında etkinliğini ve gidişatını Mayıs ayında da devam ettirdi. Türkiye'ye yurtdışından yeterli miktarda ürün gelişinin olmayışı iç piyasada talebi zirveye taşıdı. OGM ihalelerinde rekor üstüne rekor fiyatlar açıklanmaya başlandı. Bu durum hammaddesi ahşaba dayanan tüm ürünleri etkisi altına aldı ve fiyatlar tarihinin en hızlı yükselişini gerçekleştirdi. Sektör fiyatı ikinci plana koydu mal arayışına girdi.

Arzın talebi karşılayamadığı bu dönemde konunun çözümü için öneriler de ortaya atılmaya başlandı. Ancak işin doğal sürecinin yaşanması dışında herhangi bir girişim ve gelişme henüz gerçekleşmedi.

Mayıs ayında yaşanan bu ve ahşaba dair diğer bir çok gelişmenin, demeçlerin, açıklamaların, gündeme dair çok değerli röportajların, global ve ulusal ölçekte ahşaba dair birçok haberin ve aktüelin yer aldığı Ahşap Global / Haziran 2017 sayısı yeni logomuz, yeni tarzımız ve gelişen vizyon ve yaklaşımımız ile sizlerin beğenisine sunuldu. 

Katkı sağlaması temennisiyle, 
 

Bu yazı 891 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar