• Reklam
Fırsat bu fırsat, gelin değerlendirelim…
Murathan ERŞEN

Murathan ERŞEN

Dokunuş

Fırsat bu fırsat, gelin değerlendirelim…

18 Ağustos 2017 - 12:04 - Güncelleme: 18 Ağustos 2017 - 12:25

Değerli Dostlarım,

Uluslararası siyasete kısa bir yaklaşım yaptığımda dünyanın 20.Yüzyılda kurulan dengelerinin bozulduğunu, 21.yüzyılda yeni enerji alanlarının paylaşımı noktasında her ülkenin yeni ittifak ve düşmanlar oluşturduğunu, bunların her an değişme potansiyeli taşıdığını ve günlük değişim gösterdiğini, devletler boyutunda arsızlığın, ahlak-kural tanımazlığın her bir gelişme sonrası ileriye taşındığını, maskelerin düştüğünü ancak yazık ki bu kepazeliğin içinde hiç suçu olmayan insanların sürülmesine, katledilmesine sebep olduğunu seyrediyor ve şahit oluyoruz.

Global ekonomik gelişmeleri takip ettiğimizde Türkiye'ye hızla ve montanlı yönlenen bir sermaye gözlemleniyor. Bu sermayenin en azından bir bölümünün Katar ile oluşan dialog iklimi olduğu aşikar. Ancak bu seviyede bir sermaye girişi ve değerlenmenin sadece Katar'ın yaptığı veya yapacağı yatırımlardan kaynaklanması mümkün değil. Türkiye'nin son dönemde tüm baskı ve müdahalelere rağmen gösterdiği duruş, yaratılmaya çalışılan suni krize karşı aldığı önlemler ve uygulamalar uluslararası piyasalarda mutlak takdiri ve güveni getirdi. Dünyadaki finans oyununun dayandığı temelleri ve siyaseti iyi bilen blok sermaye, kazanacağı ve güven duyacağı Türkiye'yi pas geçmedi, geçemedi. Ortaya çıkan dev projeler bu duruma büyük katkı sağlamakta. En son Enerji alanında yapılan ihalenin dünyanın zirvesine oturması gibi örneklerin sayısının çok olduğu düşünülünce, bunların yan yana geldiğinde global ölçekte nasıl bir etki yarattığını hep birlikte yaşıyoruz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sektörümüzdeki gelişmelere baktığımızda ;

Olumlu-olumsuz birçok gelişmenin yaşandığı bir Temmuz ayını geride bıraktık. 
Global ölçekte orman ürünleri konusunda değerlendirme yaptığımızda hammadde sıkıntısının devam ettiğini görüyoruz. Bu durumun talebin yüksek oluşundan, dünya üzerindeki tesislerin yeterli olamamasına, bazı bölgelerde faizlerin düşüklüğünden iklim sebeplerine birçok sebebin bir araya gelmesinden kaynaklandığının altını çizmekle birlikte temel sebeplerin arasında dünyadaki gergin ve itiş kakışlı ortamın yer aldığını söylesek yanılmayız. Herkesin adım adım uluslararası ticarette birbirlerine kota, ambargo gibi uygulamaları direk veya dolaylı şekilde gerçekleştirdiği ortamda bunların yansımaları her sektöre farklı şekillerde oluyor. Orman Ürünleri dünyasının Türkiye tarafına baktığımızda bize düşen de bugün yaşanan sıkışıklık. 

Ülkemize baktığımızda Türkiye'nin ihtiyacı olan ahşap ürünlerin iç üretimin yetişemediği miktarını yurtdışından tedarik edilmesi konusunda yukarıda bahsettiğim global problemler karşımıza çıkıyor. Bu durumda kendi kaynaklarımızın kullanımının artırılması ilk akla gelen çözüm oluyor. 

Bu noktadan hareketle sivil toplum örgütlerimizin, kamu iktisadi teşekküllerimizin ve hükümetimizin bu konuda çalışma yapması, bu tarafa eğilmesi gerekiyor. Dünyadaki üreticilerin yapılarındaki ve konsantrasyonlarındaki dönemsel diyebileceğimiz değişiklik yurtiçi üretimin geliştirilmesi, nitelikli üretim elde edilmesi yani kısaca yurtiçi sektörel üretimin atağa geçmesi adına bir fırsat sunuyor. Herkesi bu konuda sorumluluk almaya ve ortak menfaatler doğrultusunda (bireysel değil) hareket etmeye davet ediyorum. 19 milyar dolarlık hacmi olan, 300,000 kişi istihdam sağlayan Orman ürünleri sektörünü devletin strateji belgesinin içerisinde yer almasına giden yol için birlik olup, gidip tek çatı altında, büyük bir temsil gücüyle derdimizi anlatalım diyorum.

Fırsat bu fırsat, gelin değerlendirelim…

Var mı el kaldıran ?
 

Bu yazı 968 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar