• Reklam
Eğer İstiyorsak...
Murathan ERŞEN

Murathan ERŞEN

Dokunuş

Eğer İstiyorsak...

11 Eylül 2018 - 13:42

Değerli Dostlarım,

Öncelikle tüm milletimizin Kurban Bayramı'nı kutluyor, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Türkiye ülke yönetiminde yeni sisteme geçilmesi ile birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı birleşti ve Bakan olarak Bekir Pakdemirli atandı. Yeni Bakanımıza görevinde başarılar diliyorum. Yeni sistemle birlikte ayrıca Orman Genel Müdürlüğü'nün teşkilat yapılanması hususu da Cumhurbaşkanı'na bağlandı.

Temmuz ayı içerisinde bir çok sektör üyesi ile yoğun istişareler ve durum değerlendirmeleri gerçekleştirdim. Önemli bilgi alışverişlerinde bulunduk. Hepsinde gündem aynı idi; ekonomik gelişmeler. Kendilerine de beyan ettiğim gibi ;

Ülke olarak büyük hedeflerimiz var. Bu hedeflere gitme yolunda da hem işleyişimizi hem yol haritamızı şekillendirmede doğru hamleler yapıyor görünümdeyiz. Ancak kaçırmamamız gereken bir nokta var; bu hedeflere ulaşma yolunda dünyada kurulmuş olan, şu anda yürürlükte olan ve bizim de içinde aktif olarak yer aldığımız Global Dolar Düzeni içerisinde bunu gerçekleştirmek durumundayız. Bugün globalleşmiş dünya yapısında ben bu oyunu oynamıyorum deme lüksüne sahip değiliz. O zaman bu düzen içerisinde öncelikle elimizi güçlendirmek durumundayız.

Bu somut olarak ne anlama geliyor?

Eğer Büyük ve Güçlü, Müreffeh, Bağımsız Türkiye istiyorsak ve kendi hedeflerimiz üzerinde ayağımıza çelme yemeden yürümek istiyorsak ilk hedefimiz, üretim ve ihracat seviyemizi ve bununla birlikte turizmi yükseltip yapımına başlanan Kanal İstanbul, İstanbul 3.Havalimanı, Enerji üretim ve geçiş hatları, yerli otomobil vb. projeleri  tamamlayıp, hayata geçirip "Cari İşlemler Dengesi Açığımızı" kapatmak olmalıdır. Cari denge açığı verdiğimiz sürece yani her yıl sonu geldiğinde dolar bulmak durumunda olduğumuz sürece mevcut dünya düzeninde bağımsız hareket şansına sahip olamayız. Kazandığımızdan daha çoğunu harcadığımız sürece büyük hedeflere ulaşamayız.

Bunu hem ülke yönetimimizin hem de bireyler olarak bizlerin algılaması, anlaması ve benimsemesi şarttır.

Tabii bunu yaparken politika ve diplomasi noktasında akılcı, sakin ve idareci bir sürecin de dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Agresif tutum yapısı ile bunu becerebilmemiz bugünkü şartlarda görünen o ki çok mümkün gözükmüyor.

Sektörümüze baktığımızda pazar şartları anlamında zorlayıcı denebilecek bir Temmuz ayı geçirildi. Siyasi ve diplomatik temellere dayalı manipülatif ekonomik gelişmeler ve bunun spekülatif yapıya dönüşmesi Temmuz ayında ülke ekonomisini etkisi altına aldı. TL'nin döviz karşısında her gün değer kaybedişi, inişli çıkışlı hareketler, faizin yükselişi özellikle inşaat sektörünü ve yatırımlarını direk etkiledi. Bu durum piyasalara olumsuz yansıdı.

 

Temmuz ayında yaşanan ulusal ve global tüm gelişmeleri kendi perspektifimizden sizlere taşımaya gayret gösterdik ve makalelerle, haberlerle, röportajlarla, analizlere dolu Ağustos sayımızı hazırladık.

 

Katkı sağlamasını temenni ediyorum.

 

En Derin hürmetlerimle...

Bu yazı 647 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar